devrimus

Türkiye de sol tek çatı altında toplanmalı

NELER OLUYOR? AKP SİVİL DARBEMİ YAPIYOR?  

Dostlar, aylardır içimden yazmak gelmiyor. Neden? Diye soranlarınız olacaktır. Evet dostlar, eskiden hep sabahları kalktığımda babamın çoktan kalkıp bakkala gidip ekmek, gazete, süt alıp eve döndüğünü, sobayı yakıp çayı demlediğini, kahvaltı sofrasını kurduktan sonra da sobanın yanında gazetesini okurken ve çayını yudumlarken bulurdum. Şimdilerde ise adet değişti. Daha sonraki yıllarda ben evlenip barklanıp çoluk çocuk sahibi olduktan sonra bu görevi üstlendim. Ama ne oldu ne zaman oldu hatırlamıyorum ama şimdi ben sabahları çok erken kalkıyorum. Genelde o saatlerde dükkanlar kapalı ev ahalisi uykuda oluyor. Gazete almayı yıllar önce bıraktım. Şimdilerde sabah kalktığımda kahve makinesine filtre kahveyi koyuyorum. Kahve olana kadar sigaram bitmişse o günkü sigaralarımı sarıyorum. Diz üstü bilgisayarımı mutfaktaki masanın üstüne koyuyorum. Kahvemi alıp sigaramı da yakıyorum başlıyorum netteki gazete haberlerini okumaya. TV ancak ev halkı kalktıktan sonra açılıyor. Ben zaten ne zamandır TV izlemiyorum. TV de ancak güzel bir film veya tartışma programı varsa izliyorum. Zaten hoş doğru dürüst ulusal yayın yapan kanal kalmadığı içinde TV izlemiyorum.

Aylar evvel yine bir gün her zamanki gibi bir sabah kalktım. Her zaman yaptıklarımı yaptım. Nette gazete haberlerini okurken gözlerime inanamadım. Okuduğum haberi bir daha okudum. Resmen şok olmuştum. Gerçi ne zamandır şehit haberleri nedeniyle gazete haberlerini de gönülsüzce okuyordum. Haberde ERGENEKON diye abuk sabuk bir örgüt yapılanması diye bir sürü yazarı, çizeri, emekli subayları sabahın kör ezanında evlerini basarak emniyete götürdükleri yazıyordu. Polisin soruşturma adı altında gözaltına aldığı isimleri okuduğumda resmen şok oldum. İktidardaki partinin pertavsızca sergilediği eylemlere baktığımda genelde şaşırmıyordum ama bu sefer resmen şok oldum. İçimden geçirdim hangi cesaretle bunları yapıyorlar diye kendi kendime sordum. Darbe yaptılar herhalde de haberim olmadı diye düşündüm.Arkasından daha kendime gelemeden başka gözaltılar da oldu. Ve hala bu gözaltılar devam ediyor. Sanki bir film izler gibi aylardır olanı biteni izliyorum. Filmin tümüne baktığımda sanki iktidara Amerikanın CIA örgütü tarafından hazırlanıp verilmiş bir senaryo uygulamaya konmuş ve bu senaryo gereği iktidara muhalefet yapan anti amerikancı ATATÜRK çü kesimin önde gelen isimleri ve yine TSK da önemli görevler yapmış emekli subaylar gözaltına alınıyor. CIA tarafından finanse edildiğinden adım gibi emin olduğum bazı medya grupları, tabi en başta iktidar yanlısı medya grupları hep bir ağızdan bir koro tutturmuşlar gidiyor. Hatta bir medya gurubu var ki bir gün iktidara övgüler düzüyor bir de bakıyorsun ertesi gün iktidarla kavga ediyor. Sonra öğreniyoruz ki bu medya gurubu ile iktidar arasında ki alışveriş bozulmuş. Yani bütün mesele çıkar çatışması. Yani anlayacağınız bu memlekette doğru haber alacağınız ne bir gazete kalmış ne de bir TV kanalı. Hayretle ve dehşetle izliyorum. Her gün bu yandaş ve yalaka medya güruhu belli ki bu senaryonun baş aktörlerinden olan savcı tarafından kendilerine servis edilen soruşturma tutanaklarını yayınlıyorlar. Bir bakıyoruz ki savcının da maşallah dosyası da epeyce kabarık neredeyse yemediği halt kalmamış. Artık hayret de etmiyorum nedense devlet kurumlarında önemli görevlerde bulunan şahıslar bu savcı gibi hep imam hatip çıkışlı. Korktuğumuz başımıza geldi. Kabahat onlarda değil. Bu yıllar önce uygulamaya konmuş bir senaryonun günümüzde gelmiş olduğu bölüm. Senaryonun devamını tahmin etmek hiç de zor değil. Meclis çatısı altında olan bir parti kalkıyor mecliste başta Kürtçe, Türkçe ve başka birkaç dilde hazırlanmış bir bildiri dağıtıyor. Bildirinin içeriğini öğrendiğimde dehşete kapıldım. Türkiye’nin 25 federal özerk bölgeye ayrılmasını istiyorlarmış. Yarın bir gün de bölücü başı olan İmralı da ki zatı da serbest bırakın diyecekler. Öte taraftan Barzani denen eşkıya bozuntusu Amerika tarafından Yeni kürt devletinin başkanı olarak Beyaz sarayda ağırlanıyor. Amerikan senatosunda Türkiye geleceği ile ilgili plan bir harita ile senato üyelerine bir CIA Ortadoğu uzmanı tarafından anlatılıyor. Bizimkilerde baş müttefikimiz olan Amerikanın bizimle ilgili gelecekteki planını her fırsatta açığa vurmasını sineye çekiyor iktidardaki hükümet üyeleri nedense hiç şaşırmıyorlar, Hiç tepki göstermiyorlar. Ne hükümetten, ne dış işlerinden nede sayın başbakandan bu konuda tek tık yok. Çünkü bu sessizliğin nedeni belli. PKK yanlıları sokaklara dökülmüş her gün ayaklanma provaları yapıyorlar. Başbakan da güneydoğuda dolaşıyor. Her gittiği yerde ayaklanma provaları yapılıyor. Artık PKK nın partisi olduğunu saklamayan DTP milletvekilleri başbakanı resmen tehdit ediyorlar. Sakın güneydoğuya gelme sonu fena olur diye. Ardından İsrail başbakanı ülkemize gelip başbakanla görüşüp ülkesine dönüyor. Ertesi gün Filistin’in Gazze şehrini bombalamaya başlıyor. Çoluk çocuk demeden öldürülen binlerce Filistinli. Şu anda Filistin’de bir insanlık dramı yaşanıyor ve dünya seyrediyor. Başbakan çıkıp konuşma yapıyor “İsrail bizi kandırdı” Ardından bütün Türkiye sağcı solcu demeden tek yürek olup Filistin’e destek veriyor. Ama öğreniyoruz ki meclis de muhalefet partileri İsrail ‘in kınanması için önerge veriyor ama iktidar partisi yan çiziyor. Ama başbakan veryansın ediyor halkın önünde.Sonra aniden bir sabah içlerinde ülkenin en saygın hukukçularından Yargıtay onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun da bulunduğu emekli generaller , muazzaf subaylar, profösörler, eski yök başkanı ve daha bir sürü insan bilmem kaçıncı dalga kapsamında şu malum ERGENEKON soruşturması nedeniyle polis tarafından evlerinde aramalar yapıldı ve apar topar emniyete götürüldü. Şimdi de günlerce orayı burayı kazıp silah ve cephane çıkarıyorlar. Götürülenlerin bir kısmı serbest bırakıldı. Her zaman olduğu gibi bu insanların polis ve savcı tarafından alınan ifadeleri, bulunan deliler le birlikte tüm hukuk kuralları hiçe sayılarak çarşaf çarşaf medyaya servis ediliyor ve medya tarafından yayınlanıyor. Ardından devlet övünç madalyası verilmiş gazi olan vatan kahramanı bir albayımız bu medyada yayınlanan hakkında yayınlanan iftira haberler nedeniyle intihar ediyor. Yine bilmem kaçıncı dalga kapsamında aynı anda 13 ilde polis operasyon yapıyor muvazzaf subaylar, polisler ve ulusal yayın yapan daha doğrusu iktidara muhalefet yapan bir TV kanalı basılıyor aranıyor, bu kanalın sahibi olan sendika başkanı ve sendika yöneticileri gözaltına alınıyor.Şimdi neler oluyor diye bizler koyun gibi bu oynatılan filmi izliyoruz. İşin enteresan yanı ortada 2 sene de üretilmiş bir iddianame var tam 2500 sayfa ama hala ortada elle tutulan bir şey yok. Kendilerinin bile tarif etmekten aciz oldukları bu ETÖ ne menem bir oluşumsa mahkeme heyeti tarafından devletin ilgili organlarına soruluyor ve böyle bir oluşumun olmadığı cevabı alınıyor. Mahkeme dava süresince ve dava sonuçlanıncaya kadar bu ETÖ adından bahis edilemeyeceğine karar veriyor. Ama hala bizim inanmamızı bekliyorlar. Ama biz bilmiyoruz ki onlar bu senaryoyu sonuna kadar biliyorlar bilmeyen ise bizleriz. Bir AKP milletvekili ve başbakan söylüyor bu daha başlangıç durun da bekleyin . Demek ki yarın neler olacağını onlar biliyorlar ama biz bilmiyoruz. Koyun Cumhuriyeti vatandaşlarıyız ya.

Bir şeye hayret ediyorum! ATATÜRK dönemi 15 sene, 10 senede İNÖNÜ dönemi yönetimi zaten bunun 5 senesi II.Dünya savaşı ettimi 25 peki geriye kalan 60 senedir sağ partiler iktidarda. Heyhat memleketin hali ve bizlerin pür melali ortada. ATATÜRK ün 15 senede yaptıklarının hepsini ise sattılar hiç biri yok ortada. Üstelik satacak bir şey kalmadığı için yabancılara vatan toprağını satıyorlar artık. Birde parasını kimin karşıladığı ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmeyen MUSTAFA filmi var sadece ortada. Yani 60 sene sonunda yapabildikleri ancak bir tek şey var oda MUSTAFA.

Yani anlayacağınız işte bu yüzden yazmak gelmiyor içimden. Ben bu günlerde işte bu AMERİKA yapımı filmleri izliyorum sadece…

Bizler ne yapıyoruz uyuyoruz milletçe… iyi uykular…

Bir zamanların MİT in en önemli isimlerinden birisi Amerika da yaşıyor. Beyefendi geliyor TV haber programlarında arzı endam edip çok önemli şeyler söyleyip gidiyor. Kimse sormuyor Amerika da ne yapıyorsun? gelirin ne? nasıl geçiniyorsun? Şimdiki maaşını kim veriyor?

Yine şimdilerde Kanada da hahamlık yaptığı söylenen, Mehmet EYMÜR tarafından MİT de görevlendirildiğini aynı zamanda şimdilerde ABD de yaşayan salya sümük hocanın yardımcılığını da yapmış Gay olduğunu da öğrendiğimiz zat. Bu zat CIA ajanımı? Mossad ajanımı? MİT ajanımı? Belli değil. Ama o kimi söylerse hemen apar topar içeri alıyorlar. Bu zatı devletin TRT TV sinde saatlerce canlı yayında konuşturuyorlar.

Yine 1946 dan beri CIA tarafından tüm teknolojileri ve personel maaşları karşılandığı söylenen güzide istihbarat teşkilatımız MİT (Bu söylem devlet tarafından bu güne kadar yalanlanmadı).

NATO tarafından TSK içinde oluşturulmuş ve CIA ajanlarının da içinde bulunduğu bir birimin varlığı hiçbir zaman devlet tarafından yalanlanmadı.

İNCİRLİK olarak bildiğimiz ülkemiz topraklarında Amerikan üssü. Daha bilmediğimiz nice üsler. Bizim ülkemizde yani Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ABD üssünün ne işi var.

Yani içimiz dışımız Amerika tarafından işgal edilmiş zaten. Amerika izin verdiği zaman operasyon yapabilen bir ordu. Ordu istihbaratı Amerika tarafından sağlanıyor…..

Salya sümük vaiz Amerika da yaşıyor ve FBI tarafından korunuyor.

Amerika’nın CIA’sı tarafından finanse edilip Atatürk filmi çevirtiliyor ve sinemalarda oynatılıyor ve daha neler neler….Biz ABD müstemlekesi veya ABD mandası bir devlet imişiz de haberimiz yok herhalde.

Dostlar yarın ve daha sonraki günlerde ne olacak? Üstümüzdeki ölü toprağını ne zaman üzerimizden atacağız. Daha ne olmasını bekliyorsunuz? ATATÜRK yattığı yerden kalksın diye mi bekliyorsunuz? Daha ne kadar seyredeceksiniz…?

Deniyor ki İktidar korku imparatorluğu yaratıyor, hayır iktidar partisi darbe yapıyor da kimse farkında değil. İstediğini hukuk mukuk Allah hak getire istediği gibi içeri atıyor. İşine geldiği zaman hukuk diyor işine gelmediği zaman oralı olmuyor. Başbakan çıkıyor temiz eller operasyonu yapıyoruz diyor ama kendisi, bakanları ve yüzlerce milletvekili hakkında yüzlerce dosya meclis de bekliyor. Temiz ellerden bahsederken önce kendi dokunulmazlıklarını kaldırarak başlasalardı bu işlere bütün toplum, hatta bütün Türkiye halkı arkalarında olurdu ve büyük alkış alırlardı.

On-onbeş ilde birden aynı anda operasyon yaparak verilen mesaj ise biz istersek bütün illerde aynı anda her şeye el koyarak darbe yapabiliriz mesajı veriyorlar kime veriyorlar önce TSK ya daha sonra halka. Ey halkım…. buradan tüm Kemalist lere ve diğer kesimlere sesleniyorum. Korkunun ecele faydası yok. Yarın bir gün korkma fırsatı da bulamayacaksınız. Bir sabah kalkacaksınız ki her şey bitmiş. Kolay gele… Ah keşke diyeceksiniz….Keşke sokağa çıkıp çığlık atsaydım… Şimdi soruyorum herkese en başta ADD ye ve diğer sivil toplum örgütlerine ve ATATÜRK ün kurduğu parti olan CHP ye hani o cumhuriyet mitingleri nerede. Esas şimdi zamanı… Tüm ATATÜRK sevdalılarının sokağa dökülme ve olana bitene dur deme zamanı. Biz demezsek kim dur diyecek…

Bakın aşağıda ki video yu izleyin ve ondan sonra düşünün…..

Ve artık Uğur MUMCU yok ama bakın olanı biteni araştırmacı gazeteci Soner Yalçın ne kadar güzel özetliyor:

Darbeyi sadece askerlermi yapar?

AddThis Social Bookmark Button

0 yorum

Yorum Gönder